31 Mar 2013

Bir Bollywood Filminin Kaç Yıl Hatırası Vardır? - 1

Film tanıtımlarımı Tumblr üzerinden takip eden bir arkadaşın iki anonim sorusudan sonra maille devam etti muhabbet. Gerçi bi zaman sonra bollywood dedikodusuna döndü. Bu güzel muhabbeti buraya da aktarayım dedim. Muhabbet hala da devam ediyor. Kısım kısım atacağım devam ettiği müddetçe. 

B.A:
Merhabalar,  Doğukan.
Nasılsın? Eh artık üç anonim mesajdan sonra hal hatır sormamak ayıp olur.  
Adımın B. olduğunu söyleyeyim -mail adresimden hiç anlaşılmıyor çünkü-, böylelikle tanışma faslını hızlıca geçelim.
Dur aklımdayken hemen şunu söyleyeyim, çok uzun zamandır hint filmi izlemiyorum ama henüz "Bollywood mu? Hani saçma sapan dansları falan var onlar mı?" dedikten sonra suratını ekşitmeyen insanlara rast gelmiyorum. Senin blogdaki tüm bollywood etiketli yazıları okudum. Kendince alaya alarak yazman hoş olmuş. Hayır, öyle ciddi film eleştiren ya da tanıtan insanlar var ki izlemek gelmiyor içimden. Neyse, bu giriş yazısı bozuntusunu bitireyim artık. Facebook, twitter gibi bilumum sosyal medya hesabım olmadığından seni zora sokarak yazmak istediğin de mail olarak yazmanı isteyeceğim. Birçok insana göre mail adresleri artık iletişim aracı olarak değil de facebook gibi sitelere kaydolmak için kullanılıyor ama naparsın, ben uyum konusunda biraz yavaşım, hala kullanıyorum burayı. Haydi, görüşmek üzre.

Doğukan:
Merhaba B.
Çok teşekkür ederim. İyiyim çok şükür sen nasısın?
Niyeyse kadın olabileceğini hiç tahmin edemedim. Yani anonim dediğin erkek olur kanısına nerden vardıysam :| ? Tumblr'daki postlardan bollywood filmlerim ulaşmak sıkıntılı olacağından blogspotta da topladım aynı yazıları. hindisinema.blogspot. diye. reklamımı da yapayım madem öyle.:D.
Bu film yazılarını kaç aydır yazıyorum böyle ayda bir iki ayda bir geri dönüş alıyorum ya kendimi yeni yeni meşhur olmaya başlamış film yıldızı gibi hisseidyorum. çok deyişik bi duygu. Ama tüm yazıları nasıl okudun ya. 35 tane film tanıtımı yazmışım ben. hepsini bollywood diye etiketmedim mi acaba. az mı etiketledim. o kadar yazıyı okumuş olamazsın.

Uzun zamandır izlemiyorsun muhabbetini de eyapmıyorsun dolayısıyla insanalrdan bu tepkiyi almıyorsun. Ben çok sık izlediğim ve muhabbetini açtığım için çok sık bu karşılığı alıyorum.
Bu film yazma işine de tumblr'ı güncel tutmak için başladım başlayış o başlayış ayrı blog açmaya kadar gitti. güzel de oldu gerçi gene olsa gene yaparım. pişman değilim. Yalnız bi zaman sonra filmlerin afişini koyup kendi denemelerimi yazıyorum gibi oldu. filmden başka her şeyden bahseder olmuşum.

Bu arada senden ne haber? naparsın ne edersin? kimlerdensin? nerelerdensin? neyle geçinirsin? neyin hayalini kurarsın?

Mail adresini iletişim için kullanmayalı yıllar oldu. hatırladığım kadarıyla hiç böyle bireysel iletişim için kullanmamıştım. değişik bi deneyim de oluyor o yönden.:D

B.A:
İyi diyelim, iyi olalım. Gerçi öğrenci evlerinde o kadar iyi olunmuyor. Ev küçük dedim, Mart ayı geldi dedim, elektrikli ısıtıcıyla idare ederim dedim de; fena halde yanılmışım. Bugün İstanbul ne soğuk ya hu. Ben bunlarla uğraşıyorum işte. Yani şimdilik İstanbul'dayım, Ankaralıyım. Şu aralar 'şunu şunu yaparım' diyebilecek bir faaliyetimin olmamasının burukluğu içerisindeyim. Neyle geçiniyorsun sorusunu öylesine sorduğunu düşünüyorum -maddi gelir beyannemesi isteyecek halin yok değil mi?- ama sorulara cevap vereyim, ilkokul çocuklarına ders veriyorum [hani ben de reklamımı yapmış gibi olayım. ihtiyaç doğrultusunda yönlendirebileceğin birileri olur belki :)]. Neyin hayalini kurduğuma gelince, doğruyu söyleyeyim Kazdal şu an Atatürk Orman Çiftliği dondurmasının hayalini kuruyorum. Biraz minimalistim sanırım. Yani Allah'ım, görüyorsun ufak şeyler istiyorum, neden olmasın? :)

Ben bütün yazıları okuduğumu düşünüyorum ama gözümden kaçan varsa bilemeyeceğim. Sadece etiketli yazılarına değil, afiş bulunan tüm yazılarına baktım, hint filmi olmayanlara bile. İçin rahat olsun. Ben bir yıldır aralıklarla izliyorum Hint filmlerini. Öyle senelerin takipçisi değilim ne yazık ki. Herhalde ilk filmim Jodhaa Akbar'dı. Televizyonda bir gece vermişlerdi. Sonra lafın lafı açması gibi bir film diğer bir filmi getirdi, iyi de oldu.

Ben Bollywood muhabbeti açmıyorum pek, doğru. Fakat alacağım tepkiler de belli. Ya dediğim gibi kafadan önyargılı insanlarla karşılaşıyorsun ya da -daha da kötüsü- izlediği tek filmle kendini hint filmi ve Aamir Khan aşığı diye niteleyen insanlarla karşılaşıyorsun. O yüzden ben de sınama-yanılma yöntemiyle izlemeye başladım filmleri. Pek yorum ya da konusu hakkında bilgi almadan indirip izliyorum. Eh öyle olunca iyisi de çıkıyor, kötüsü de. Ama zaten birkaç film izledikten sonra oyuncuları tanımaya başlıyorsun, sevdiğin oyuncuların filmlerine yöneliyorsun falan kötü çıkma ihtimalini biraz aza indirgiyorsun.

Yani bak konusu açılmışken senin fikrini öğrenmek isterim. Sen Aamir Khan hakkında ne düşünüyorsun? Gerek oyunculuğu, gerek yapımcılığını yaptığı işler konusunda. Bu arada, Rani benim de hint sinemasında en sevdiğim kadın oyuncu.

Doğukan:
İstanbul'da öğrenci olmak. ah gidi be. Ben de normal şartlar altında Adapazarı'nda öğrenciyim her hafta sonu hatta bazen hafta içi bile İstanbul'daydım ama sürekli istanbulda olmak bambaşka. O istanbuldan adapazarına dönerkenki burukluk, ah o burukluk yok mu koyamadım onu bi yerlere. ki evin bileme varımış. ben 3 seneyi yurtlarda geçirdim. şimdi de rize'deyim seneye tekrar döneceğim istanbula. benim de öğrenci değil de bekar evim olacak.
yav arkadaş ne diyorum ben nerelere geldim. dur. mevzuya dönelim.:D

Televizyonda bollywood flmi izleyip sevmek de çok zordur ha. Nefret edenlerin çoğu o yüzden nefret etti zaten. o kanal d'ler kanal 6'lar yüzünden. Ama jodhaa akbar da can film yani. Ben de 3 idiots'la başlamıştım. Bir çok insan gibi. Ama o bir çok insan filmi çok sevmelerine rağmen filmin iyiliğini bollywood'a mal etmiyor. Öyle sıradan alelade iyi bi film gibi iyi deyip geçiyorlar. Burdan Aamir Khan'a bağlayacak olursam da; Aamir Khan'ın oyunculuğu bir kaç filmde farklı belki de bütün filmografisinde. Gerisi hep aynı oyunculuk aynı mimikler aynı jestler. Hepsini okuduysan hatta ilk izlediğim filmler hep Aamir Khan filmleri. Tamam eyvallah güzel filmler de farklı rollerde hep aynı adamsın be kardeşim. Ghajini de bile. Talash'da o yüzden taktirimi kazandı. sıfır mimik sıfır jest sıfır aamir khan. yeni oyuncu aferin. talash'ın iyiliği de bi kenara tabii. tanıtımda yazmadım ama filmi götüm gibi neticelendirmişler. Khaani'de de aynı sıkıntıyı yaşamıştım. Yapımcılığında da yapımcı olarak bi Delhi Belly'i izledim. O da bi bollywood filmine göre kısaydı. İzlerken eğlendim. Filmin sonuna kadar dedim aferin yapımcılık yapmış ama kendini göstermemiş filmde. Egoist herif değil. Ama hemen şarkıcı olarak sokuşturmuş gene kendini. Öyle öyle bi iticilik geldi bana heriften.

Ama Shahrukh Khan'ın My Name is Khan'la bende bıraktığı etki hala sürüyor. Onun üstüne hala görmedim diyeiblirim. İyi oyuncular var ama o noktaya gelmesi için çok fırın daha ekmek yemeleri lazım. Adam King Khan da boşuna değil. Aynı oyunculuğu Barfi'de Priyanka Chopra'da gördüm ama onun o oyunculuğu da bi orda. Hep bi seksi kadın olma çabası bi bacak meme gösterme. Bi albüm çıkarmalar bişeyler. Ondan da öyle soğudum. Rani Mukerji'yi ondan tutuyorum işte. Hem kral oyuncu hem olgun. Yaşasın. Var olsun. eksik olmasın. Yalnız Aishwarya'nın kocasını öğrendiğimde ne yıkıldım arkadaş. Canım kadının vardığı adama bak. Bu mevzuyu açmayayım uzadıkça uzuyor.

Özet olarak böyle.:D

ama bu film önerme mevzuunda benim engelleyemediğim bi dürtüm var. iyi bişey bulunca onu ortalığa saçasım herkesin bi izleyesi dinleyesi okuyası olsun istiyorum. anlattıkça anlatıyorum. bezdiriyorum da biraz heralde.:D

B.A:
Ne diyeyim Doğukan, hislere tercümansın.
Aamir Khan'ın yapımcılığını yaptığı birkaç film daha izlemişsin aslında. Lagaan, Taare Zameen Par, Jaane Tu Ya Jaane Na ve Talaash. İşte bunlardan biri hariç hepsinde oynuyor paşamız zaten. Hayır oynasın; bir dünya para kazanıyor, kazansın gözümüz yok.

Ama bir türlü ısınamadım, sevemedim. 3 Idiots'u izleyince merak ettim ben de devam ettim, etmez olaydım dedirtti. Bilerek mi yapıyor bilmiyorum ama oynadığı filmlerde hep parlayan yıldız o oluyor, diğer oyuncular gölgede kalıyor. Ya hu diğer erkek oyuncuları geri plana itsen anlarım da partnerlerine niye yapıyorsun bunu. Ama beni şaşırttığı bir film var. 97 yapımı Ishq. Tabi yeni yetme oyuncumuz, ama yine de o mimiklerden, gözlerini belertip bakmalardan geri kalmıyor. Talaash'ı izlemeyi düşünmüyordum ama söylediklerinden sonra meraklandım. Yakında izlerim.

Hint sineması kadın oyuncu açısında hem şanslı hem şanssız. Çünkü hem çok güzel oyuncular (birçoğu ya miss world ya miss india), hem de yetenekliler. Ama şanssızlığı da, bu güzelliklerinden dolayı sanıyorum bir çoğu şımarık. Ya da bende öyle bir izlenim bıraktılar. Priyanka Chopra, Preity Zinta, Bipasha Basu gibi.

Shahruk Khan'a gelince, diyecek pek lafım yok. Kendine has bir oyunculuğu var. Çekici de adam, çok fazla hayranı var. Birlikte oynadığı her partneriyle de ne derler, 'rüya çift' oluyorlar. Ama birçoklarının gönlünde SRK-Kajol çifti yer etmiş. Forum sitelerine bakıyorum da yeniden oynamaları için çok istek var. Kajol'ün tekrar filmlerde oynamasını ben de isterim. Çok samimi, yapmacılıktan uzak bir oyunculuğu var. Onlarda genetik heralde, Rani'yle de kuzenlermiş.

Senin bir yazında geçiyordu galiba, Rani her rolü kotarır demiştin. Hakikaten öyle. Black'ten sonra Dil Bole Hadippa'yı izlemiştim. Birbirleriyle hiç alakası olmayan karakterler ve ikisi de çok iyi oyunculuklardı.

Aishwarya Rai beni kocasından çok, hamileliğiyle şaşırttı. Yani konuyu açasım gelmiyor o fotoğrafları gözümün önüne gelince. Adını anarken dilini ısırman gereken kadın gitmiş, Adele'den hallice bir kadın gelmiş. Kocası kendine benzetmeye başladı demekten alamıyorum kendimi.

Doğukan:
Onalarda oynadığı için şeyapmadım onları. Mesela Delhi Belly dedim ya. Yapımcılığı yapmışın genç yetenekleri oynatmışın burnunu illa sokuyorsun bi yerden. Bence Aamir yardımsever duyarlı artist imajının altında yardım sever kisvesinde artizin önde gideni imajı uyandırıyor bende. Bono'yu da hiç sevmem o yüzden.

Kajol konusunda da katılıyorum zaten iki numarada Kajol vardır benim için. Ama yine de Rani önde. Aslında Rani'yi Black'te izlemişim ama hiç o oynuyormuş gibi kalmamış aklımda niyeyse. Çünkü Black benim için benim Hint filmi beğenim açısından ço kötü bi filmdi. Tam danslı şarkılı uzun senaryoya tam doyuran ışıklı ışıklı rengarenk filmlerin tersine bi filmdi. Ki ben karanlık filmleri hiç sevmem. Hem kısa hem karanlık hem senaryo çok ahım şahım değil. Zaten amerikan ortak yapımı mı ne. Life of Pi de çok sükse yaptı mesela. Hintliler oynamış tayvanlı adam mı ne çekmiş yapımcı amerikalı. Bu ameriga neyin peşinde anlamıyorum. Life of Pi'yi de sadece oyunculuklar ve görsel için izlersin senaryo klasik amerikan senaryosu. Onla ilgili saydırdıklarımı da okumuşsundur muhtemelen. tekrar yazmayım.:D Pi demişken mesela İrrfan Khan da çok beğendiğim bi oyuncudur ha onu atlamışım. Böyle yakışıklı artistik şekilli mimikli olmayıp gönlümde yer edebilmiştir. Adam gerçek hintli çünkü. Sanki herhangi bi hint vatandaşı. Mesela bi srk bi aamir bi kajol, rani ne bileyim priyanka falan hep ayırt edilebilir tipler. ama irrfan bildiğin sokaktaki vatandaş ve o doğallıkla da işi götürüyor. Sanki herif normalde yan rollerin adamı olacak adam ama aşmış aşmış başrollerde yardırıyor. Hem taktir edip hem çok beğeniyorum. Ki Pi'de o da işi götürmüştür.

Ay kız bana Aishwarya deme. Bana Aishwarya deme. Hakaten Adele çok isabetli bi benzetme oldu. Bu arada ben Aishwarya'yı ilk izledim dedim ki ulan bu kadını ben bi yerden tanıyorum. Nurgül Yeşilçay diyeceksin ama değil. Rize'de bi kadın kuaförünün tabelasında resmi var.:D öyle de değişik bi durum. Adama sorsan tanımaz belki de.

B.A:
Rastgelirsen eğer bana o kuaförün fotoğrafını çeker misin? :D

İrrfan Khan konusunda dibine kadar haklısın. Yani aldığı parayı kuruşu kuruşuna hakeden birisi. Dünya çapında bir ünü var ama hiç şımarık bir tavrını, ne bileyim "ben hollywood yıldızıyım" hallerini görmedim. Mesela Slumdog Millioner'deki hanım kızımız ve bey oğlumuz bu "Hollywood Effect"in fazlasıyla etkisinde kalmışlar, o nedenle pek sevdiğim oyunculardan değiller.

İrrfan Khan'ı bundan 10 yıl sonra Hint sinemasındaki o oturmuş baba rollerinden biri olarak görebiliriz bence. Hani birçok filmde kıyıdan köşeden mutlaka görünen, sadece anne babayı oynayan emektar oyunculardan biri olarak. Anupam Kher, Kiron Kher, Rishi Kapoor gibi. Onları da ayrı seviyorum. Hele de Anupam Kher'i.

Aklıma gelmişken, Kuch Kuch Hota Hai'yi izledin mi? Çünkü senin için bulunmaz filmlerden biri olabilir. Benim için öyle. Shahrukh Khan, Kajol, Rani Mukherjee, Anupam Kher. Daha sonra bir de Kabhi Kushi Kabhie Gham var, burada kadroya Hrithik Roshan, Kareena Kapoor ve Amitabh Banchan da katılıyor. Biri 95 biri 2001 yapımı ama bu kesinlikle bir dezavantaj değil. Hatta ayrı bir havası var. Mesela 95 yapımı olanda; o yıllardaki kıyafetler olsun, biraz klişe de olsa kolejli zengin züppe imajları olsun oyunculara çok yakışmış.

Aishwarya'ya Nurgül Yeşilçay demeyeceğim ama Hrithik Roshan'a müsadenle Mehmet Ali Alabora diyeceğim. Haksız mıyım?

Doğukan:
İzlediğimi sanmıştım ilk okuduğumda ama ikisini de izlememişim. Eskiler havasına girersem izlerim muhakkak. İzlemişim zannettiğim film de hani bu karıları değişiyorlardı falan öyle saçma sapan kaypakça bi konusu vardı o sandım. o filmi de hiç beğenmedim. adını da bulamayacağım şimdi zahmet edip.

Aynen o anne babalar konusunda haklısın. bi yerde bi anne oynayacaksa aynı kadın bir baba oynayacaksa aynı adam. her filmde aynı kadınla aynı adam var nerdeyse. bi de bi kadın var ismini şeyapamıyorum şimdi devdas'ta da oynuyor. kadın aynı bu aslı vardı ya kavak yelleri'nde onun anası. aynısı nerdeyse. ben baya benzetmiştim. irrfan khan da dediğin gibi aynı o baba rollerinde falan olacak. o kadar yan rollerde kalmaz ama. gene bi Amitabh Bachchan kadar gideri olacaktır.

Hrithik Roshan demişken. M.Ali Alabora'ya benziyor demeyelim de sen şimdi diyince düşündüm, andırıyor diyelim.:D ama aiswarya ile nurgül yeşilçay çok benziyor gıı. aishwarya ezer tabi o başka.:D. Hrithik Roshan da çok değişik herif. bi en baba rollerde oyunculuğunu konuşturuyor bi it kopuk serseri üniversiteli ergen rollerinde kendini bitiriyor. bi jodhaa akbar'daki rolune bak bi de Zindagi Na Milegi Dobara'daki rolune. O filmde zaten ordaki rollerin hepsine kıl oldum. Katrina kaif dahil. Arkadaş bollywood filmi diye indiriyorum bazen çıkıyor amerikan avrupa filmleri özentisi zıt oluyorum. hele katrina kaif e şu son zamanlarda iyice zıt olmaya başladım. her filmde bi melez olduğunu belli etmeler. her filmde bi melez rol. bi göbek göstermeler. o ilk intibadaki sevimlilik kusursuz güzellik yerini iticiliğe bırakıyor. benim mesela ilk fena ötesi hayran olduğum oyuncu kareena kapoor'dur 3 idiots'la ki orda hakkını yemeyeyim iyi oynadı. ama sonra aynı aamir gibi bi şımarık oyunculuklar bişeyler. iyi oynadığı film çok az. kapoor'luğun verdiği torpilin şıkarıklığı mıdır nedir. şimdi en zıt olduklarım arasında.:D

B.A:
Kibarca o "Bachchan"ı düzeltmişsin, sağolasın. Ben ne yazmışım diye dönüp baktım da, epey yanlış olmuş harf eksiği falan da değil.

Katrina Kaif benim en sevmediğim oyunculardan. Anladık güzel kardeşim, İngilizlik de var serde, bunu gözümüze sokmasan olmaz mı? Hayır yalnızca bu da değil. Ben Katrina'nın dramatik bir sahneyi nasıl batırdığına şahit oldum en çok ondan soğudum. Yani izlemek isteyen Ek Tha Tiger'da izleyip bırakmalı bence. O da Salman'ın güzel hatırına.

Hrithik çok değişik adam gerçekten. Ama bir Jodhaa Akbar'ın kırk yıl hatrı olur, yine izlerim. Ben senin yazını gördüğümden izlemiyorum Zindagi Na Milegi Dobara'yı. Şimdi iki iyi filmini izledikten sonra durup dururken Hrithik'ten de soğumayalım.

Kareena'nın çok ilginç bir elektriği var bence. Ne bileyim alımlı bir güzelliği var mesela. Ama kabul etmek lazım şımarık halleri de var. Yine de harcayacağım oyunculadan değil. Ama kardeşinin bir filmini izledim, Karisma Kapoor, tövbe ettim bir daha onun geçtiği bir film izlememeye. Nasıl sevmedim nasıl.

Bu aralar özellikle Shahid Kapoor, Ranbir Kapoor ve Saif Ali Khan'ın filmlerine bakıyorum. Saif hariç diğer ikisi henüz genç oyuncular. Tabi dedidiğin gibi Bir Shahrukh Khan olmaları için kırk fırın ekmeğe ihtiyaçları var ama oyunculuklarını beğeniyorum, o yüzden onların filmlerine daldım bir süre. Kadınlarda da Vidya Balan beni şaşırtan oyuncu oldu. Oyunculuğunu beğendim ama hep ünlü oyuncuların yanında yardımcı rollerde kalmış. Ya da ben Rani'yle birlikte izlediğimden bende öyle bir etki bıraktı.

Doğukan:
Kibarca düzeltmedim aslında. Kopyala yapıştır yaptım.:D

Katrina Kaif mevzuunda da tamamen aynı şeyden bahsediyorum. Soktukça sokuyor gözüne. Ama Ek Tha Tiger ne filmdi akadaş. Onda da ne serzenişteyim. Filmin yarısı Türkiye'de geçiyor burda vizyona girmiyor haberi dahi yapılmıyor. Götü boklu amerikalı yönetmen gelip eminönü'nün varoşlarında çekiyor film o zama oluyor ouuu kültürel hizmet.

Benim yazımı gördüğünden demişsin de Zindagi Na Milegi Dobara'yı ben tanıtmadım ki. Bi ara ben izlediğim her filmi tanıtmama giibi bi şeye girdim. O aradan bi kaç film güme gitti. Buna Veer-Zaara da dahil. Sonradan da tekrar izleyip tekrar yazmaya da acayip üşendim.

Kareena an geliyor bi güzellik abidesi oluyor an geliyor o çenesinden mi mimiklerinden mi nedir bir itici bir itici. Cilve yapan kezbanlara dönüyor yeminle nasıl soğuyorum.

Shahid Kapoor, Ranbir Kapoor ve Saif Ali konusunda da geleceğin oyuncusu bunlardan Ranbir'dir. O çocuk alır götürür bu işi. Saif Ali'den geçti zaten. Shahid de popüler zaten o da yürür de oyunculuk olarak Ranbir açık ara önde. Bana kalsa Saif Ali'den hatta Aamir Khan'dan bile.

Vidya Balan konusuna hiç değinemiyorum. O kadar dikkatimi çekmemiş.:D
....
-----0
-----
devam edecek

14 Mar 2013

Mere Brother Ki Dulhan


 
Yapım: 2011 - Hindistan
Tür: Komedi ,  Romantik
Yönetmen: Ali Abbas Zafar
Oyuncular: Katrina Kaif, Imran Khan, Ali Zafar, Parikshat Sahni


(Giriş kısmın biraz Bollywood sever kitle temalı sosyolojik tespit oldu gibi.)

Uzun zamandır Ali Ağaoğlu sedromu mudur nedir, yakalandım düşmüyor yakamdan. Bu değil bu da değil bu hiç değil tamam da "İşte bu!" diyeceğim bi filme gene denk gelemedim.

Bu kadar zaman işte bu diyebileceğim bir film izleyemedim çünkü filmler hakkında bir çok kaynaktan "ooo süper film", "ooo çok eylenceli film", "oooo çok sevimli film", "ooo şarkılar çok güzel", "oooo çok komik hint filmi sevenlere..." gibi referanlar aldım ve bu referanslar genelde karşılıksız çıktı. En azından benim hint filmi sinema zevkim açısından. Demek ki bi yerlerde bir terslik var. O tersliğin de kaynaklandığı noktayı sanırım buldum gibi.

Malum, memlekette bollywood severler çok fazla olmasa da radikal bir kitle olarak yerini belli ediyor. Bu kitle sinema zevklerine karşılık sürekli olarak ve istikrarlı bir saygısızlıkla; "Yeaa Bollywood ne yeaa. Hollywood çakması onlar yeaa. Orta yerden şarkı giriyor ne biçim film yea" gibi tepkiler aldıkları için olsa gerek izledikleri film çok boktan, çok berbat, çok kalitesiz değilse övüyorlar arkasında duruyor, yüceltiyorlar. Çünkü biliyorlar ki eğer izledikleri filmler için tek bir kelime olumsuz laf edecek olsalar karşı taraf hemen "yeaa bollywood öyle bi hevesti geçti bak gördün mü? ben sana demiştim olm yeaa" gibi saçma bir tespitte bulunacak. Bollywood sever adam kendisinden ziyade Bollywood'u ezdirmemek için hint sinemasına sahip çıkar. Onun adına leke getirmemeye çalışır. Bilir ki Hollywood İstanbul ise Bollywood tüm Anadolu'dur. Tezek de koksa, geride de olsa, yoklukta da olsa onun yanında olur.

E biraz da filmden bahsedeyim madem.

Filmin konusu bi kere tırt ötesi. Klişe bir yasak aşk teması, klişe komediler, yersiz giren şarkılar vs. Senaryo orijinal değil zaten onu geçtim isim yapmış oyuncularla kotarırız kafasında yapılmış ama yememiş  ne yazık ki. Çekimlere falan eyvallah. Onlara lafım yok. Ancaaak oyunculuklar hakaten yersiz bir aşırılık ve şımarıklık barındırıyor. Hele Katrina Kaif, normalde çok sevmeme rağmen, sırıttıkça sırıtmış arkadaş. Önü alınamamış. Asi kız ayağına Özlem Tekin olacağım derken ağdeta bir Demet Akalın, efenime söyliyim Petek Dinçöz olup çıkmış. O kadar yapmacık, o kadar şımarık. Artık kadının filmler hep "ay benim vücudum var, ay ben dans ediyorum, ay ben ingiliz-hint meleziyim" mesajı veriyor. Bi de nerde senaryoda ingiltere'de, amerika'da yaşamış hintli kız varsa orda Katrina Kaif. Yoksa da eklettiriyor mu senaryoya nedir.

Senaryo dediğim gibi klişe ötesi. Abi 5 yıllık sevgilisinden ayrılır. Ayrılık acısıyla kardeşinden evlenecek kız bulmasını ister. Kardeş kızı bulur. Tam abisiyle kız evlenecek, düğün hazırlıkları yaparken  kızla kardeş birbirine aşık olurlar. Olaylar gelişir. Spoilersa da spoiler.

Müziklerin 10'da 9'u nane limon. Her 5-10 dakkada bir de yerli yersiz giriyor. Yok da ben yemiyorsam Hindistanlı adam bunu yer mi? Belli ki sen Hintli adam ne seviyorsa yığmışsın filme yapmışsın piyasa filmi. Ben teee Türkiye'den anlamışım bunu sen Hindistan'daki adama satıyorsun.

Ya bi Allahınızı severseniz ya bi bırakın ya.

4 Mar 2013

Talaash


Yapım: 2012 - Hindistan
Tür: Dram ,  Gizem ,  Suç
Süre: 131 dakika
Yönetmen: Reema Kagti
Oyuncular: Aamir Khan, Kareena Kapoor, Rani Mukherjee


Bi süredir düzgün film izleyemediğimden şikayet ediyordum. Sanırım bu sefer işe yarar birkaç şey barındıran bi film buldum.

Öncelikle şunu belirteceğim ki filmde şaşırdığım bi kaç nokta var ve bunlar herkes gibi senaryoyla alakalı şaşkınlıklar değil. Epeydir Aamir Khan filmi seyretmiyordum. Blogun geçmişine giderseniz de görebilirsiniz ki çok fazla Aamir Khan filmini peşpeşe izlemişim ve sıkılmışım. Dolayısıyla farklı arayışlara girip başka konulara başka oyunculara dalmış ve bi daha da geri dönmemişim.

Peki neden geri dönmemişim? 

Çünkü çok daha iyi oyunculuklar, konular, şarkılar vs bulmuşum. Ancak Aamir'in yeni çıkan bu filmi çok konuşuldu çok meth edildi ve ben yine dayanamadım izledim.

Peki şaşırdığım senaryo değilse neye bu kadar şaşırdım?

Oyunculuklar. Normalde Aamir Khan'ın da Kareena Kapoor'un da her filmde aşırı ve zaman zaman sinir bozucu olabilen mimikleri vardır. Mimikler değil mesele. Aşırı ve şımarıkça mimikler ve oyunculuklar. Zaten başta Aamir Khan filmlerini bırakma sebeplerimden biri, en önemli sebebi budur. Bu filmde o mimiklerin zerresi yok. Filmin ciddiyetinden mi nedir kimsede o lüzumsuz mimiklerden yok. Roller müsait değildir diyebilirsiniz ama Kareena'nın rolu gayet müsaitti. Bu olay yönetmenin olayı sanırım. Taktir ettim. Ha Rani Mukerji mi? Rani candır ya. O doğal, kral ve süper sonik oyunculuğu yine kendini gösteriyor.

Oyuncuların rolleri çok iyi oturmuş. Mesela Rani ile Kareena rol değişselermiş Rani elbet o rolu kotarar ki Saawariya'da öyle bir rolu nasıl kotardığını gördük ama Kareena sanmıyorum ki o kadar dram yüklü karakteri kotarabilsin ki onun da kotaramamışlığını görmüşlüğümüz var.

Filmin soundtrackleri de çok yerinde. Şarkıları değil soundtrackleri, çünkü şarkılar alışık olduğumuz şekilde danslı manslı sahnelerde kullanılmamış. Çok yerinde ve alışık olduğumuz şekilde sahne arkalarına yerleştirilmiş.

Film genel kurgu, çekim vs olarak Kahaani'ye benziyor. Baştan olayı veriyor sana sonuna kadar merakla izliyorsun. Senaryonun tam bi yerinde aha sıçtı la diyorsun ama... Amasını söylemeyeyim. Film izlenir ve güzel vakit geçirilir. Aamir Khan severler için farklı bir Aamir Khan tadı var diyebilirim. O açıdan izlediğime pişman oldum diyemem. Kahaani'yi sevenler bunu da sever. Ama ben Kahaani'de aradığını bulamamış biri olarak bunda da öyle bir şok etkisi yaşamadım ve lakin güzel vakit geçirmiş oldum.

Polisiyeden çok dram ağırlıklı olduğunu da belirteyim. Olayı merak ediyorsunuz ama karakterlerin dramı benim daha çok gözüme geldi.

Bi de bunu söylemesem çatlayacağım.

Abi ben bu hint polisiye filmlerine bi kendimi veremiyorum. Heriflerin polis kıyafeti bizdeki güvenlikçi, bekçi falan öyle bi kıyafet. Hep kafamda "Ulan bekçi adamın bu kadar çetrefilin içinde ne işi var?" gibi geçiyor. Adamları ciddiye alamıyorum. Yani şimdi burda munis bekçi abilerimizi tenzih ediyorum ama kusura bakmasınlar mesleklerinin o kadar güçlü bi imajı yok.

Eğer Bollywood sineması aracılığıyla Hindistan hükümeti bu yazdıklarımı okuyorsa bi ricam olacak. O formaları değişin aga. Yakışmıyor size.

2 Mar 2013

Munnabhai M.B.B.S

Yapım: 2003 - Hindistan
Tür: Dram, Komedi, Müzikal
Yönetmen: Rajkumar Hirani
Oyuncular: Boman Irani, Sanjay Dutt, Gracy Singh, Arshad Warsi
Senaryo: Rajkumar Hirani,Vidhu Vinod Chopra,
Yapımcı: Vidhu Vinod Chopra,Vir Chopra

Bu ara üzerimde bir uğursuzluk, bir lanet, bir muska neyin bişey var herhal. Son zamanlarda peşpeşe çok hint filmi izledim. İlk zamanlar çok şahane filmler izleyince gaza geldim daha da izledim. Ancak son zamanlar da tavsiyeyle olsun, yorumlarla olsun, oylama puanlarıyla olsun, hep kötü filmler peşpeşe geldi. En son da sağolsun bi okuyucu bu filmi önerdi komedi olarak iyi ancak bu yazacaklarım için kusura bakmasın.

Bu film 3 idiots filmini yapan abilerimiz tarafından yapılmış. Böyle bi referansa sahip olduğu için gözü kapalı indirdim. Altyazı sıkıntısı da olmasına rağmen yarım yamalak bi altyazıyla da olsa izledim.

3 idiots referansı var ancak bu film 3 idiots'tan önce çekilmiş. Tamam olabilir ancak şu çok bariz belli oluyor ki; 3 idiots'ta "abi bu olmuş ya" dediğimiz varsa bunda "abi bu olmamış ya" diyoruz.

Senaryoyla başlayayım mesela. Senaryo tutarsız. Bağlamak için konuları saçma sapan şeyler gelişiyor. Duygusal sahneler duygusal değil, komik sahneler komik değil. Belki bi iki yerde tek tıslama şeklinde gülme suretiyle gülmüş olabilirim. O da sayılırsa tabii. Kötü karakteri iyi göstermek için biraz fazla kasmışlar. İşini yapan adamı kötü göstermek için elinden geleni yapmışlar ama yedirememişler. Ayrıca 3 idiots'la senaryoları temelinde birbirine çok benziyor. Önce onu yapıp sonra bunu yapsalardı kızabilirdim ama bu filmden sonra 3 idiots yapıldığı için taktir ediyorum. Deli ötesi bi gelişme söz konusu. Bundan sonraki filmlerine de bakcaz.

Bu filmin ikincisi de var onu da önerdi bana aynı arkadaş ama kusura bakmasın. Bu filmden sonra onu izleyecek değilim. Araya çok hatır girmesi lazım.

Oyunculuklar iyi tamam eyvallah. Ama onun da birkaç aması var. Sanjay Dutt on numara oyuncu eyvallah. Agneepath'da kendisine hayran oldum. Olmamak mümkün değil ama bu rol bu adamın rolu olmamış  aga. Filmdeki birçok zorlama noktadan biri de bu. Belki birkaç oyuncu oturuyordu rolune onun dışında çok oyuncu sırıttı.

Şarkılar ortalama şarkılar. çekimler çok üstün çekimler değil.

Bu arada 2012 filmleriyle 2002-2004 filmlerini falan karşılaştırıyorum da şimdi hakaten çok fark var ya. Bollywood'da nasıl bir gelişme kaydedilmiş. Yeni filmlerin senaryoları çekimleri şarkıları bi uçtaaa daha on sene öncesinin filmleri bi uçta yani.

"İnsan hayret ediyor" -abdullah gül

Popüler Yayınlar

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...