7 Oca 2013

OMG: Oh My God!



Yapım:2012 - Hindistan,
Tür: Dram,  Komedi,
Süre: 125 dakika
Yönetmen: Umesh Shukla,
Oyuncular: Akshay Kumar, Om Puri, Paresh Rawal, Sonakshi Sinha, Mithun Chakraborty
Senaryo: Umesh Shukla, Bhavesh Mandalia,
Yapımcı: Akshay Kumar, Paresh Rawal, Ashvini Yardi



Bu hafta biraz seriye bağladım ama iyi de oldu. 1 haftada 3 bomba Hint filmini peşpeşe izlemiş oldum ve en büyük bomba şimdi geliyor.

Açıkçası bu filmi çok büyük beklentilerle indirmedim. Hakkında çok az bilgi vardı, nerdeyse hiç tandık oyuncu yoktu ve garip bir şekil de imdb puanı oldukça yüksekti. İşkillendim. Risk aldım ve Blu-Ray'i çaktım. Bu riski almamda salakça bi afişinin olmamasının etkisi de olabilir.

Ancak bu filmi indirmeden önce normalde yapmadığım bişey yaptım ve filmin konusuna baktım. Konu çok çok enteresan ve çok çok cesurdu. İzledikten sonra da hayal kırıklığına uğratmadı çünkü aynı cesurlukta işlenmişti. Bekletisi içine girdiğim cesaret örneğinin karşılığın bulmuştum.

Tanıtırken de normalde yapmadığım bişey yapacağım ve azıcık konudan bahsedeceğim. Konu şöyle:

Kanji, orta yaşın biraz üstü, evli, ateist ama Hindistandaki bir çok dine dair ürün satan bir dükkan sahibidir. Ama ticaret yapmak için inançsızlığını gizleyen biri de değil. Her yerde tanrı aleyhine bas bas bağırıyor. Bir gün önemli bir dini bir bayramda dini bir ritüele mani oluyor ve o gün deprem oluyor. Hiç bir yere zarar gelmiyor fakat sadece Kanji'nin dükkanı yıkılıyor. Hepinizin aklından geçeceği gibi insanlar diyorlar ki; "Tanrıya karşı geldin, o da seni cezalandırdı". Kanji, yine etraftakileri sallamıyor. Sigorya şirketine gidiyor ve ordan da "Yaptığımız anlaşmada, Tanrı tarafından gelen hiçbir şeyi şirketimiz karşılamaz, ibaresi var ve deprem Tanrı tarafından gelen birşey. Dolayısıyla zararınızı biz karşılamayacağız." cevabını alıyor. Sigorta şirketinden umduğunu bulamayan ama çok kızgın olan Kanji zararını karşılamak adına Tanrıya dava açıyor.


Şimdi buraya kadar olan kısım zaten filmin konusu. Yani spoiler içeren bir durum yok. Kaldı ki bu da polisiye film değil.

Dediğim gibi filmin konusu ilgimi çekmesine rağmen büyük beklentilerle indirmedim. Ancak öyle bir filmle, öyle diyaloglarla ve öyle bakış açılarıyla karşılaştım ki mest oldum.

Evet mahkemede bir ateist taraf, Tanrı yanlısı tapınaklar ve zararı karşılamak istemeyen sigorya şirketi var. İlk bakışta provakatif bir film olduğu düşünülebilir. Ama değil. Yönetmen ve senaristler tarafları doğalarına cuk oturtmuşlar. İzlerken bir tarafı tutabilirsiniz, ateist ya da din yanlısı olabilirsiniz ancak kesinlikle rahatsız olacak bir durum yok.

Rahatsız olacak bir durum yok çünkü filmde aslında bahsedilen Tanrı ya da din değil, Tanrının ve dinin dünyadaki sömürüsü. Ki bu zaman iyi inançlı bir insanın da inançsız bir insanında karşı olduğu ve din üzerinde mutabık olduğu nadir konulardan. O yüzden de rahatsız olmaktan ziyade, dolu dolu ve keyifli geçen bir zaman geçirmiş oluyorsunuz.

Filmden çok bahsettim. Konusundan içeriğinden ancak inanın ki filmle alakalı nerdeyse hiç bişeyden bahsetmedim. Bu anlattıklarım filmin keyfinden zerre bişey çalmayacak ve eminim ki bu konuda herkesin fikirlerinin üstüne bişey katmış olacak.

Bahsetmek istediğim bir konu daha var. Normalde IMDB puanı filmleri izlemeden önce hiç referans aldığım bir puan değildir ancak şöyle bir durum var; film, Avusturya 2001 yapımı The Man Who Sued God isimli filmin Hindistan uyarlaması... Ancak o kadar güzel uyarlamışlar ki sadece konuları tesadüfen benzemiş, işlenişi ve gidişatı tamamen farklı bir film gibi. Tabii remake remaketir aga yani ona bişey diyemeyiz. Başta da söylediğim gibi IMDB'yi filmler konusunda pek referans almam ancak IMDB'nin kendi içinde şöyle bir karşılaştırma yaptım. Bu filmin IMDB puanı 8.1, orijinali ise 6.4, ve OMG'yi altı bin küsür kişi oylamışken, orijinal filmi üç bin kişi oylamış. Gerçi dediğim gibi IMDB filmler konusunda çok referans alınacak bir site değil, o yüzden de bu bilgilerin pek bi ehemmiyeti yok. Yine de belirtmek istedim.

ve bu tanıtımı da filmden bir replikle sonlandırmak istiyorum.

"...ve tanrı bir baba değil, bir dost."

sevgiler.

4 Oca 2013

Ek Tha Tiger

Yapım: 2012 - Hindistan
Tür: Aksiyon,  Romantik, Gerilim
Yönetmen: Kabir Khan
Oyuncular: Salman Khan, Katrina Kaif

Bu film için önce bi Maşallah diyerek başlayalım da neemiz yerine gelsin.

Bu filmi izlememdeki en önemli etkenler; oldukça kayda değer bir kısmının Türkiye’de geçmesi, ayrıca 2012 yapımı yani güncelbi film olması ve Hindistan sinemasının çok büyük oyuncularının rol alması. (Osmanlı’nın yıkılma sebeplerini sıralar gibi oldu bu da.)

Filmin zaten ilk sahneleri Mardin’de başlıyor. Çekimler Mardin’de yapılmış ama orası Kuzey Irak olarak geçiyor. Olsun. Mardin’de çok güzel çekimler yapıp çok güzel görüntüler almışlar. İnsan gurur duyuyor. İstanbul’la ilgili olan kısımda ise aklımdan ilk “ulan şimdi bunlar İstanbul’u da Amsterdam diye geçirmesinler bize.” diye düşündüm. Sağolsun geçirmediler. En çok hoşuma giden de İstanbul’u olduğu gibi gösterdiler. Genelde Hollywood yapımları İstanbul’a çekime geldikleri zaman ne kadar izbe, köhne, İstanbul’un asıl ruhundan uzak mekan varsa oralarda çekim yapıp memleketi Etiyopya gibi gösteriyorlar (bkz. James Bond). İkinci kez gurur duydum.

Asıl kafama takılan başka bişeyse bu kadar büyük bir yapımın, Türkiye’de bu kadar uzun süre çekimi yapılmış bi yapımın Türkiye’de ne reklamı yapılıyor, ne haberi yapılıyor, ne de gösterime giriyor. Arkadaş bu çekimler yapılırken bu izinleri veriyorsunuz da o kadar adamsınız biriniz de çıkıp dememiş mi ki “Yahu beyler bunlar Hindistan’dan bizim memleketin orasında burasında 500 tane sahne çekiyorlar, bunlar kimdir, nedir, necidir? Eğer bunlar mühim adamlarsa bunları bi ağırlayalım, bi jest yapalım, memlekette bu kadar film çekmişler, dünyanın parasını harcamışlar buna kaynak sağlayıp ülkemizde de yayına sokalım.”? Belli ki dememiş. Ben mi öğreteyim la diplomasiyi. Gerçi sanatla bizimkilerin ne işi olur. Neyse.

Filmde daha önce filmlerini izlememiş olmama rağmen aldığım duyumların üstüne bu filmi izleyince de “vuuaayyyanassınaa” dediğim Salman Khan oynuyor. Ben pek aksiyon izlemediğim için bilmiyormuşum. Ama adam king yani.

Ve kırmızı köşedeeee daha önce Ajab Prem Ki Ghazab Kahani ve Zindagi Na Milegi Dobara filmlerinde tanıdığımız ve sevdiğimiz Katrina Kaif. Ablamız romantik filmlerde ağırlıklı olsa da aksiyondaki hünerlerini de göstermiş.

Film baştan son zaten bi görsel şölen. Görüntülerden bi kaç tane almaya çalıştım ama alıp da ekleyemediğim için elediğim de çok var. Müzikler desen müzikler ve klipler de fevkin fevkaladesinde. Yalnız Allah’tan Türkiye’de klip çekimi yapmamışlar da o bi teselli oldu. Haberim olsa atlar giderdim. Haberim olmasaydı da filmi izlerken görseydim de deriiiin bi iç geçirmiştim. Bi kaç gün bi içime oturmuştu. Neyse ki olmamış. Gerçi bu iyi mi kötü mü onu da bilmiyorum onu da bilmiyorum yani. Bizim memlekette klip çekme imkanı bulamamışlar ya da çekme tenezzülünde bulunmamışlar.

Şöyle bir klip daha var onu da araya sıkıştırayım.

Bir kaç sahnede de Türk oyuncuları ve başrolümüz olan Tiger’ın türkçe konuştuğunu görüyoruz. O da güzel bi jest olmuş. Türk taksici bile olduğu gibiydi beah. Bu mekanlara sadakat benim gönlümü çok çeldi ne bileyim akadaş.

Türkiye dışın Küba, Tayland ve tabii ki Hindistan çekimleri de var tabii. Küba-Havana çekimleri de özellikle çok güzeldi.

Bu filmde olacak yüksek kalite bi sinema sistemin görsele sese doyacaksın arkadaş. Ben blu-ray izledim ama bilgisayarda izledim. Bi de öyle bi sistemde izlesem hepten mest oluştum heralde.
Aksiyon seveni de sevmeyeni de tatmin edebilecek bir film olmuş. Hindistanlı gardaşlarımızın eline emeğine sağlık.

(Başka unutuğum bişey var mı diye düşüyoruuummmm.. Sanırım yok.)

O zaman iyi seyirler.

2 Oca 2013

Barfi!

Yapım:2012-Hindistan
Tür: Dram, Gizem, Komedi
Süre: 151 dakika
Yönetmen: Anurag Basu

İlk afişi gördüğünüzde salak bi romantik komediymiş gibi görünebilir amma lakin ki öyle değildir.

Artık uzun aralar vererek hint filmi izliyorum. One Piece'i tekrar izliyorum ve nerdeyse başka hiç bişey izlemiyorum. Kaldı ki One Piece 580'e dayandı. Ve Barfi o döneme denk geldi. O kadar çok övgü almış, o kadar çok bahsedilmiş ki izlememek ne mümkün. Kaldı ki 2012 filmi ve genelde ne kadar büyük yapıtlar olursa olsun Türkiye'de yankı bulması en az bi seneyi alır bir filmin. (BULMADI)

Barfi'de daha önce de Ajab Prem Ki Ghazab Kahani filmiyle tanıttığım Ranbir Kapoor, Ra One Priyanka Chopra oynuyor. Elemanı Ajab Prem Ki Ghazab Kahani'de de beğenmiştim. Eğlenceli eleman. Güzel eleman. Ama Priyanka Chopra neymiş arkadaş ya. Valla on numara oyunculuk. Kadın otistik bi kızı oynuyor da ben de gerçekten otistik mi kız acaba diye düşündüm. Baktım ki kadın piiiiii. Helal olsun vallahi. Gurur duydum. Shah Rukh Khan'ı ilk My Name is Khan'da izlemiştim. Onun için de aynı şeyi demiştim.

Filmin yorumlarına baktığımda Ameli'ye falan çok benzetmişler ama konu olarak, akış olarak benzemiyor. Çekimler ve müzikler benziyor. Müzikler dediğimiz de akordiyon kullanmışlar müziklerde. Sahne aralarında müzisyenlerin görünmesi de çokoş olmuş. Çekimlerde de renkler benziyor. Yeşil mavi tonları. Sadece Amelie'ye değil genel olarak Jean-Pierre Jeunet çekimlerine benziyor. Gerçi bunlar çok önemli detaylar değil tabii.

Film oldukça güzel oldukça hoş ve Hint filmlerinin %90'ı gibi bu da süre olarak uzun. Niye? Çünkü Hint sineması işi biliyor. Filmden aksırana tıksırana kadar keyif alın diye.

İyi seyirler.

Popüler Yayınlar

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...