7 Kas 2014

Mary Kom

Yapımı : 2014 - Hindistan
Tür : Biyografi ,  Dram
Yönetmen : Omung Kumar
Oyuncular : Priyanka Chopra ,  Zachary Coffin ,  Danny Denzongpa ,  Shishir Sharma ,  Sunil Thapa
Senaryo : Saiwyn Qadras
Yapımcı : Sanjay Leela Bhansali ,  Vijay Vinayak Joshi

Yine öneri gelen filmleri görmezden gelip fragmanıyla ve ekibiyle beni heyecanlandıran bir film izledim ve sanırım ben bu hint filmi izleme işini hazır azaltmışken bırakacağım. Artık film mi seçemiyorum, film mi beğenemiyorum bilmiyorum ama 1 tane çok iyi film izliyorsam 10 tane eh işte ya da Amerika tarzı filmler izlemekten içim şişiyor. Kendimi sonra taa Koregillerde buluyorum. Ali Ağaoğlu'ya döndüm. O değil bu değil diye diye.

Film kötü değil. Harbi değil. Kadroya baksana. Ama açıkçası benim bir hint filminden bekldiğim hemen hiç bir şey yok. Eğer şu künyede Sanjay Leela Bhansali yazmasaydı bu filmi belki indiremeyecektim bile. Çünkü bu hikaye bildiğimiz biraz Rocky biraz da Karate Kid. Dayak yiyor 7-8. saniyede kalkıp Knock Out ediyor falan. Abi bize bunlarla gelmeyin artık ya. Tamam dramatik yapı dramatik yapı da biraz bizi düdüklüyorsunuz gibime geliyor. Gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması, bir biyografi filmi oluyor olması günümüz sinemasında etkinliğini yitirmiş kriterler.

Hah kalkıp biriniz çıkıp diyebilir, madem o kadar biliyorsun geç kameranın başına sen çek. Çekemem. Ama çekebilsem de böyle çekmem. Çünkü zaten bunun çekilmişi var.

Bollywood'a bu son senelerde ne oldu anlamıyorum. Paso bi Amerika, Avrupa sinemasını bi kopyalama bişeyler. Lan adamlar zaten kendini tüketmiş senden, Kore'den, Çin'den, Japonya'dan bilmem ne uyarlama çekip duruyor sen dünyaya açılacağım diye 50 senelik senaryoları çekip bize satıyorsun.

Bunu çekip milli duygularını mı kabartıyorsun nedir? Bu filmle kabaran milli duygunun tarlasını ekiyim.

Sanırım bütün mesele Bhaag Milkha Bhaag filminin çok tutmuş olması. O tuttu bunu da çekelim kafası. Milli sporculardan yürüyelim. Halk bunu istiyor. Sizin ben kafanızı...

Anlatmıyorum film milm. Ben diyeceğimi dedim. Öyle Priyanka'yı baş role koymakla olmuyor o işler canım.

13 Eki 2014

Guzaarish



Yapımı : 2010 - Hindistan
Tür : Dram, Komedi, Romantik
Süre : 126 Dak.
Yönetmen : Sanjay Leela Bhansali
Oyuncular : Aishwarya Rai Bachchan, Hrithik Roshan, Aditya Roy Kapoor, Shernaz Patel, Nafisa Ali
Senaryo : Sanjay Leela Bhansali, Bhavani Iyer
Yapımcı : Sanjay Leela Bhansali

Bi süredir sürekli önerisi gelen ancak benim sırf içinde şarkılı, klipli sahneler yok diye ertelediğim, sonrasındaysa Sanjay Leela Bhansali abimizin filmi olduğunu öğrenip çakıldığım filmle geldim bu sefer. Filmi bayramdan önce falan izledim ama o kadar üşendim ki yazmaya allah seni inandırsın elim klavyeye gitmedi. Daha önce bu şekilde çok filmi erteleyip yazmayı unuttuğum ve sonradan da çok pişman olduğum için artık bunu yapmamaya çalışıyorum. Ha, gel gelelim aklımda filmden ne kaldı o kadar zaman geçti de? Kaldığı kadarıyla başlayayım.

Bu film de Lunchbox gibi çok Hint Filmi gibi olmayan filmlerden biri. Daha ilk sahneler göründüğünde çekimlerden, kadrajlardan vs bunu anlayabiliyoruz. Bu Hint filmlerinde benim en hazzetmediğim film tarzı. Eğer bu tarz izlemek istesem zaten zilyon tane Avrupa ve Amerika bağımsız sineması bunu bize sağlayabiliyor. Ancak bu filmin eski olduğunu, bu ve önceki filmlerinin bugün Ram-Leela'ya vardığını bildiğimiz için kızamıyorum elbette ki. Sanjay abimize saygımız sonsuz.

Hikaye olarak enteresan bir hikayesi var. Aslında dallandırıp budaklandırıp çok daha hareketli bir filme de dönüşebilirmiş ancak bu olayı asıl noktadan kopartabilirdi. Hikaye bu haliyle tam bir durum hikayesi ve bana izlerken Kafka'nın hikayelerini anımsattı. Bu yönüyle de benden artı puan aldı. Teknik olarak değil belki ama duygusal ve kişisel bir artı puan oluyor bu tabii.

Oyunculuklara gelirsek, ki en önemli nokta sanırım burası oluyor, bu oyunculuklar olmasa anlattığım diğer hiçbir şeyin pek bi kıymeti kalmıyor. Başrol Hrithik'de olsa da Aishwarya tek başına da bu filme yeter diyebilirim. Hrithik zaten film boyu yattı. Oyunculuk açısından bilmiyorum gerçi belki onun oyunculuğu daha zordur. Ama abi en nihayetinde film boyu malak gibi yattı yani. O kadar da şeyapmayalım. Aishwarya'nın gözleri yeter. Çekidat.

Tamam bu tarz sevenler için iyi, güzel, hoş filmler ama ben artık başyapıt izlemek istiyorum. Büyük prodüksüyonlar, iyi senaryolar, müthiş oyunculuklar, sürpriz son. Güney Kore çıtamı çok yükseltti. Ama işte onların da baba filmlerin çoğunu izledim. Şimdi eleye eleye gitmek durumunda kalıyorum, elli tane seçiyorum. Ki oraya daha yeni girdim. Hindistan'da izledim kaç tane film artık iş tıkandı gibi. Hevesimi, heyecanımı yerine getirecek bişeyler yok mudur acep?

27 Eyl 2014

Dabba / The Lunchbox


Yapımı : 2013 - Hindistan ,  ABD ,  Almanya ,  Fransa

Tür : Dram ,  Romantik
Süre: 104 Dak.
Yönetmen : Ritesh Batra
Oyuncular : Irrfan Khan ,  Lillete Dubey ,  Nawazuddin Siddiqui ,  Nimrat Kaur ,  Denzil Smith
Senaryo : Ritesh Batra
Yapımcı : Irrfan Khan ,  Marc Baschet

Bu kez Irrfan Khan hatrına izlenecek bir film var elimde. Irrfan Khan hatrına çünkü normalde bu tarz bir film böyle bir bloğu takip eden insanların seveceği bi tarz değil pek. Daha çok arthouse dedikleri, bizdeki sanat filmi-gişe filmi tartışmasındaki sanat filmi başlığına dahil olabilecek bir yapım. Gelgelelim ben bu yapımlardan pek haz ediyor muyum? Tabii ki etmiyorum. Zira bana göre bu yapımların çıkış noktası seyirciye hiçbir şey vaadetmiyorum noktası. Ben yaparım, izleyen izler. İzlemeyenin kafası basmıyordur tavrı. Hele hiçbir halt anlamadığı halde ¨yani altmetinler falan uçmuş abi adamlar¨tavrı beni öldürüyor. Ne altmetni lan! Adam 2 saatlik filmin yarım saati dağda gezdi, 15 dk sigara içti, kadının biri de soyunup duvara tırmandı (tamamını attım. böyle bi film var mı onu da bilmiyorum). Ama netice olarak bu tarz filmlerden çok hazetmiyorum, sinema adına çok hayranlık duymuyorum, çok desteklediğim de söylenemez. Çünkü sinemayı yanlış yönde geliştirdiklerini, hatta çoğu zaman bir tek nokta bile ilerletmediklerini düşünüyorum. Tamam iyi çekiyorsun, iyi oynuyorsun ama 2 saatimi aldıktan sonra bana bişey ver yani. Yok. Dağ, taş, insan yaşamının sıkıcılığı, yalnızlık, bayağılık, mallık falan. Benden uzak. Ya da benim kafam basmıyor ne yalan söyliyim.

Yalnız ne biriktirmişim ki patlamam Irrfan abiye denk geldi. Konumuza dönersek dediğim gibi bu filmi izleyecek olan adam Irrfan Khan'ı seven adamdır. bkz: ben. Adamın kassız ve artistik hareketsiz bir dev oluşunun bir kenara daha not edilmiş hali bu film de. Neden Hindistan'lı dev bir aktör değil de Hindistan'daki abimiz olarak gördüğümüzün bir resmi daha. Bu bloğa uğrayan adam bence bu yüzden izler.

Film ise görüldüğü üzre bir sürü ülkenin ortaklığında yapılmış. Batı ülkeleri. Onların tarzında çekilmiş, sanat filmi olarak çekilmiş ama oyuncular ve mekanlar buram buram Hindistan. Bu yapımların Hindistan sinemasının batıya tanıtımı olarak düşünüyorum daha çok. Yoksa Hintli adam şarkısız film sevmez. Kısa filmi sevmez. Onların gişe filmi mantıkları da bu değil çünkü. E ben bile sevmiyorum. Dolayısıyla bu filmlerin de Hindistan için yapılmış yapımlar olduğunu düşünmek biraz absürd olur.

Senaryoyla ilgili de birkaç bişey söylemem lazım. Tamam belki bu tip hikayeler yaşanıyor olabilir, gerçekçi de olabilir. Eyvallah. Ancak bunu aşk hikayesi olarak anlatıp, kurgu üzerinden ahlaklandırmak onaylayabileceğim bir şey değil. Bu noktada beni cidden rahatsız etti. Yo dostum yo. Benden bunu onaylamamı bekleme.

Filmi bu kadar olumsuz anlatınca gömmüş gibi olmayayım. Filmin oyunculukları, çekimleri, konusu, mizahı vs güzel. Güzel ama sana bana göre değil işte kardeşim. Biz işte milletin götüyle güldüğü o şıngır mıngır danslı filmleri seviyoruz. Napak yani napak?

Teknik detay girip boşa goy goyu uzatmayacağım.
Sevgiler.

Popüler Yayınlar

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...